Yaşama Uğraşı

24 Kasım 2022 Perşembe

Melih Cevdet Anday / Ölmüş Bir Arkadaştan Mektup

Kasım 24, 2022 0
Melih Cevdet Anday / Ölmüş Bir Arkadaştan Mektup


Eskisi gibi yaşıyorum,
Gezerek, düşünerek.. 
Yalnız biletsiz biniyorum vapura, trene, 
Pazarlıksız alışveriş ediyorum. 
Geceleri evimdeyim, rahatım yerinde,
(Bir de sıkılınca pencereyi açabilsem) 
Ah.. başımı kaşımak, çiçek koparmak
El sıkmak istiyorum arada bir.

Melih Cevdet Anday
( 1915 - 2002 )



21 Kasım 2022 Pazartesi

Cyrano de Bergerac / İstemem, Eksik Olsun!

Kasım 21, 2022 0
Cyrano de Bergerac / İstemem, Eksik Olsun!



Sonradan görmelere övgüler mi yazmalı?Onun bunun önünde hep boyun mu eğmeli? İstemem! Eksik olsun! böyle bir şöhret.
Ne yapmak gerek peki? Sağlam bir arka mı bulmalıyım? Onu mu bellemeliyim? Bir ağaç gövdesine dolanan sarmaşık gibi Önünde eğilerek efendimiz sanmak mı? Bilek gücü yerine dolanla tırmanmak mı? İstemem! Herkesin yaptığı şeyleri mi yapmalıyım Le Bret? Sonradan görmelere övgüler mi yazmalıyım? Bir bakanın yüzünü güldürmek için biraz şaklabanlık edip, Taklalar mı atmalıyım? İstemem! Eksik olsun! Her sabah kahvaltıda kurbağa mı yemeli? Sabah akşam dolaşıp pabuç mu eskitmeli? Onun bunun önünde hep boyun mu eğmeli? İstemem! Eksik olsun böyle bir şöhret! Eksik olsun! Ciğeri beş para etmezlere mi “yetenekli” demeli? Eleştiriden mi çekinmeli? “Adım Mercuré dergisinde geçse” diye mi sayıklamalı? İstemem! İstemem! Eksik olsun! Korkmak, tükenmek, bitmek… Şiir yazacak yerde eşe dosta gitmek. Dilekçeler yazarak içini ortaya dökmek? İstemem! Eksik olsun! İstemem! Eksik olsun! Ama şarkı söylemek, düşlemek, gülmek, yürümek… Tek başına… Özgür olmak… Dünyaya kendi gözlerinle bakmak… Sesini çınlatmak, aklına esince şapkanı yan yatırmak… Bir hiç uğruna kılıcına ya da kalemine sarılmak… Ne ün peşinde olmak, para pul düşünmek, İsteyince Ay’a bile gidebilmek. Başarıyı alnının teriyle elde edebilmek. Demek istediğim asalak bir sarmaşık olma sakın. Varsın boyun olmasın bir söğütünki kadar. Yaprakların bulutlara erişmezse bir zararın mı var? – Dök içindeki öfkeyi dostum. Ama saklama benden seni sevmediğini. – Sus… ”



19 Kasım 2022 Cumartesi

Mahmut Derviş / Unuttum Seni Unutayım Diye

Kasım 19, 2022 0
Mahmut Derviş / Unuttum Seni Unutayım Diye

  



Unuttum, seni unutayım diye, kaybetmenin tadını. Kalpte

hamarat bir dişinin maharetiyle sıkılan bir limon var

Bana dedin ki: Bir gitar değilim alıştırma yapılacak.

Seviyorsan gerçekten eğer, kendin ol... Gitarın bir teli.


(Kaybetmek kanatıyor ama öldürmüyor)


Unuttum, seni unutayım diye, oradaki bir köprüyü ve buradaki

bir kahvehaneyi. Nehrin kıyısına bıraktı beni meziyetlerinden biri

Soruyorum: Onlardan hangisisin? Kim bıraktı nehrin kıyısına

beni? Ama hiçbir iz göremiyorum.


(Keklik de böyle yapar)


Unuttum, seni unutayım diye, kendimi ve senin etrafında kendimden

dallanıp budaklanan her şeyi. Dedim ki: Aşkın başlangıcında doğar

güzel şarkılar... Veya şeffaftır aşkın sonu. Hatırlamak istemiyorum

taştan bir ay yapmak için hiçbir şeyi.


(Gelecek olan her şey ilktir)


Unuttum, seni unutayım diye, doğanın ve aşkın şiirini

Daha ıssızdır ellerinin ve koltuk altlarının kokusuyla dolu masum söz bile.

Dedim ki: Fakat gitarımın tellerini değiştirmeyeceğim,

Ona gücünün üzerinde yük yüklemeyeceğim: Kuru ve ıssız bir melodiyi.

Değiştirmeyeceğim gitarımın tellerini.


(Arkamızda... Ümit nefes nefese)


Unuttum, seni unutayım diye, bahçedeki bir bankta

evimin anahtarını. Ne onu geri ver bana ne de aç kapıyı.

Bir hayalet bulamayacaksın öylece durup seni bekleyen. Bir satırlık

yazı bulacaksın kapıda yalnızca: Taş oldu delikanlı


(Buluttur şimdiki zamanım ... Yarınım yağmur)

Şeyhmus Kurt / La Rehete Fîd Dunya*

Kasım 19, 2022 0
Şeyhmus Kurt /  La Rehete Fîd Dunya*




qermiçekên li çerm nîşana poşmaniyê

beden li bedenekî bedilyaye

li dinyayê poşmaniya herî mezin dinya ye 


ez hostayê jêmanê

paşdaman li ser min ferz bûye

li dinyayê poşmaniya herî mezin dinya ye


ez şagirtê demê

bo min derengî niziliye

li dinyayê poşmaniya herî mezin dinya ye


*"li dinyayê reheti nine" hadise peyxember

**Kovara Bar

17 Kasım 2022 Perşembe

İlhan Erdost Belgeseli

Kasım 17, 2022 0
İlhan Erdost Belgeseli

 



İlhan Erdost (17 Aralık 1944, Tokat - 7 Kasım 1980, Ankara), Türk yayıncıdır.

17 Aralık 1944’te Tokat Artova'da doğdu. Ailesinin geçim sıkıntısı yüzünden ilkokulu bitirdikten sonra çalışmaya başladı. Daha sonra Ağabeyi Muzaffer Erdost ile birlikte Ankara'ya yerleşti. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesine girdi. Aynı zamanda Muzaffer Erdost'un kurduğu Sol Yayınlarında da çalıştığı için okulu bitiremedi. Muzaffer Erdost'un 12 Mart 1971'de hapse girmesinin ardından, Sol Yayınları ve Onur Yayınları'nın sorumluluğunu üstlendi. Bu sırada eşi Gül Erdost ile evlendi.
12 Eylül 1980 Askeri Darbesinden sonrası, yasak  yayın basmak ve bulundurmak iddiasıyla gözaltına alındı. 7 Kasım 1980'de Mamak Cezaevinde görevli erler tarafından dövülerek öldürüldü.







 

Irmak Eriş / Bir Yüzün Diyorum

Kasım 17, 2022 0
Irmak Eriş / Bir Yüzün Diyorum


Yüzün diyorum bir bir bir bir,
Yüzün diyorum iyi bir gün başlıyor.
Çoktan durmuş gibi bir şeyler orda.
Saatler durmuş, sesler durmuş, savaşlar durmuş.
Ne geç kalma telaşı işçi duraklarında kadınların,
Ne bir köpek havlaması sokaklarda,
Ne de ölü bir çocuk sokulmuş fotoğraflara.
Uyanmayı beklemiş sanki bir dağ yüzyıl boyunca,
Boynunla saçların arasında.

Yüzün bu âlemmiş de sanki
Davud sana gelmiş, Musa sana, İsa sana.
Salmışsın kendini bir hamağa yatar gibi maviyede.
Gökyüzü sanki senden esinlenmiş,
Zebur senden, Tevrat senden, İncil senden.
Binlerce renge doğru koşmuş yüzün,
Bilinmez renklere, çizilmez renklere.

Yüzün adsız bir mevsimi kiralamış,
Ne zemheriler gibi soğuk,
Ne kavurgan yazlar gibi sıcak.
Bir bulut kaçmış da göğünden,
Sanki yüzüne konmuş.
Yüzün, koca bir dünyayı
Islatacak, ıslatacak, ıslatacak.

İnsan ölmek için yaratıldı korkuya inanma,
Ateşe inanma, suya, havaya inanma,
Aşk bile ölüyor aşka inanma.
Bir ceket al üstüne,
Bir geyiği düşle, bir ağacı hatırla,
İnsan düşmek için yaratıldı, kuşlara da inanma.
Sen sıkı sarıl kalbime dünya sandığın yer değil,
Sandığın yer değil en güzel yerin,
En güzel yerinde değiliz biz bu şiirin.

Yüzün diyorum bir bir bir bir,
Yüzün diyorum huysuz bir yağmur başlıyor.
Olsun, ben böyle yağmurları da severim,
Böyle yağmurlarda büyür insan,
Fırıncılar en güzel ekmekleri çıkarır.
Acısız bir selam verir,
Silinmiş sloganlar içinden duvarlar,
Duyulur en güzel vapurun sesi,
En güzel trene binilir,
Ve gidilir bir cehennemden bir cehenneme.
Ve adına yolculuk denilir.
Zaten insan bir yolculuk değil midir?

Durdur içinde büyüyen hüsran ordusunu,
Kışla bekçilerini, silah çatanları,
Silahşörleri durdur ve bekle.
İşgal edilmeli yüzün bir deniz kokusuyla,
Çocuklar uçurtma uçurmalı,
Taze çaylar demlenmeli kahvelerde,
Yüzüne taptaze bir sabah gibi bakmalıyım.

Yüzün diyorum kayboluyorum.
Bir kuş bir fili boğuyor sanki, kayboluyorum.
Yükünü boşaltıyor kızıl atlar, kayboluyorum.
Kim bulmuş ki zaten kendini kaybolduğu yerde.
Kim anlamış insanı.
Yüzün diyorum yüzünde memleket telaşı.

Binlerce yoldaşım öldürülmüş,
Binlerce çiçek büyüyor ama hâlâ
Pınar ağaçları, çınar gölgeleri büyüyor,
Büyüyor kar bakışlı bir kadın.
Susamış bir nehir yatağıyla gidiyorum ona,
Ve yüzün diyorum bir bir bir bir
Bir yüzün diyorum,

Yüzüne bir geçiş bulmalıyım.